YENİ SURİYE TAVRIMIZ NE OLMALIDIR?
- 12 Ara 2024
- 2 dakikada okunur

Suriye-Türkiye ilişkileri, coğrafi ve tarihsel ortaklıkları bulunan Suriye Arap Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası ikili ilişkileri ve politikaları ifade eder.
911 kilometrelik kara sınırı bulunan iki komşu ülkenin arası tarihsel süreçte genellikle gergin geçmiştir. Türkiye’ye göre Suriye teröre ev sahipliği yaptığı, su kaynaklarının paylaşımında sorun çıkardığı ve coğrafik olarak Türk toprak bütünlüğüne müdahalede bulunduğu için "düşman" ülke iken; Suriye’ye göre de Türkiye su kaynaklarını adil paylaşmadığı, batı ülkelerinin destekçisi olduğu, kendi toprakları (Hatay) üzerinde hak iddia ettiği için "düşman"dı. 1998 yılında Adana Mutabakatı'nın imzalanması ile olumlu yönde gelişen ilişkiler 2011 yılında Suriye İç Savaşı'nın patlak vermesi ile tekrar yerini gerginliğe bırakmıştır. 1998 ve 2011 arasındaki on iki yıllık dönem Suriye-Türkiye ilişkilerinin tek olumlu dönemidir.
1930'lu yıllarda Türkiye'nin Fransa mandasındaki Suriye sınırlarında bulunan Hatay üzerinde hak iddia etmesi ile başlayan gerginlik Güneydoğu Anadolu Projesi'nin yürürlüğe girmesi sonrasında ortaya çıkan su anlaşmazlıkları ile daha da artmış; Suriye hükûmetinin AB, BM ile NATO'nun terörist örgüt olarak kabul ettiği PKK ve ASALA'ya destek vermesiyle tepe noktasına ulaşmıştır. İlişkiler, Ekim 1998'de Suriye'nin PKK lideri Abdullah Öcalan'ı sınırdışı ettiğini duyurması sonrası düzelme sürecine girmiştir. Fakat Suriye İç Savaşı sırasında Türkiye'nin Suriyeli muhaliflere destek vermesi nedeniyle iki ülke ilişkileri tekrar gerilmiş ve diplomatik ilişkiler askıya alınmıştır. Haziran 2012'de bir Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesinin ardından ise Türkiye NATO'ya acil toplanma çağrısı yapmıştır. 2012'nin ekim ayında Suriye'den Türkiye'ye top mermisi atılması sonrasında ise Türkiye, Suriye sınırına MIM-104 Patriot tipi savunma füzeleri konuşlandırmıştır. 2013'ün eylül ayında ise bir Suriye helikopteri sınırı ihlâl ettiği gerekçesiyle Türk jetleri tarafından düşürülmüştür.
Suriye'nin Ankara'daki Türkiye büyükelçiliğinin yanı sıra İstanbul ve Gaziantep'te de birer konsolosluğu bulunmaktadır. Türkiye'nin ise Şam'da büyükelçiliği ve Halep'te de konsolosluğu vardır. Fakat Suriye'deki iç savaş sırasında iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler kopmuş, Türkiye Suriye'deki büyükelçisini geri çekerek ülkedeki diplomatik faaliyetlerini askıya almıştır. Halep Konsolosluğu ise Suriye'deki Türk vatandaşlara yardımcı olabilmek için halen faaliyettedir. Ayrıca Türkiye hükûmeti 30 Mayıs 2012'de Suriyeli diplomatları ülkeden kovmuş ve 15 Kasım günü de Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonunu Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak tanımıştır.
Suriye ve Türkiye arasındaki gerginlik Türkiye'nin Hatay'ı topraklarına katma politikasına ağırlık vermesiyle başlamıştır. Osmanlı idari yapılanmasında Halep Vilayeti sınırlarında yer alan bölge 20 Ekim 1921 yılındaki Ankara Antlaşması ile Fransızlara bırakılmış, Fransa da Ankara Hükûmeti'nin isteği üzerine halkın %39'unu Türklerin oluşturduğu bölgeye ayrı bir statü tanımıştır. Anlaşma ile birlikte kurulan bu özerk bölgeye de İskenderun Sancağı adı verilmiştir. Milletler Cemiyeti Türkiye'yi haklı bulmuş ve bölgenin "ayrı bir birim" olduğuna dair bir karar almıştır. Milletler Cemiyeti'nin kararı sonrasında bağımsız bir devlet olma yoluna giren Hatay, 2 Eylül 1938'de Fransız hakimiyetindeki Suriye mandasından bağımsızlığını kazanarak Hatay Devleti kurulmuştur. 29 Haziran 1939'da ise Hatay Millet Meclisi yapılan oylama ile Türkiye'ye katılma kararı almıştır. Resmen 29 Haziran 1939, fiilen ise 23 Temmuz 1939 günü gerçekleşen bu öz-ilhak Suriye tarafından kabul edilmemiştir. Suriye halen haritalarda Hatay'ı kendi toprağı olarak göstermeye devam etmektedir.



Yorumlar