KIRIM İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
- 15 Haz 2022
- 3 dakikada okunur

Kırım Karadeniz’in kuzeyinde, Azak Denizi’nin güneyinde bir yarım adadır. Kerç Yarımadası ile doğuya doğru uzanır. Kuzeyinde ılıman, güneyinde Akdeniz iklimi egemendir. Yapılan kanalla Ukrayna ile de fiziki bağlantısı kesilmiştir. Yüzölçümü 26.200 kilometrekaredir.
Kırım, tarih boyunca birçok müdahaleye uğramıştır. Bunlar; Kimmerler, Antik Yunanistan, İskitler, Gotlar, Hunlar, Bulgarlar, Hazarlar, Kıpçaklar, Osmanlı , Altın Orda Tatarları ve Moğollar hakimiyet kurdu. 15 - 18ci yüzyılları arasında , Kırım Hanlığı ve Osmanlı İmparatorluğu altında olmuştur. 1774 de Kaynarca Antlaşması ile bir Türk Yurdu olan Kırım Osmanlıdan ayrılmıştır. Kısa bir süre bağımsız ve tarafsız kalan Kırım, 1783 de Ruslar tarafından işgal edilmiştir. Rusya, İkinci Dünya Savaşında bazı Kırımlıların Almanlara katıldığını ileri sürerek 1944 de 200.000 Kırım Tatarını Sibirya ve Orta Asya steplerine sürgün etmiştir. Bu arada binlerce Tatar Türkü katledilmiştir.
Sovyet Sosyalist cumhuriyetleri Birliği bünyesinde 1954 de Ukrayna’ya bağlanmıştır.
1783de nüfusun tamamına yakını Tatar Türkü iken, 1897 de nüfusun yüzde 35,55 i Kırım Tatar Türkleri, yüzde 33,1 i Ruslar ve yüzde 11.84 Ukraynalılardan oluşmaktaydı.
Kırım, 1991 de yapılan referandum ile özerk Cumhuriyet statüsü kazanmıştır.
Ukrayna’nın yaptığı 2001 yılı nüfus sayımında ise 2.033.700 olan nüfusun yüzde 60,4 Ruslar, yüzde 24 Ukraynalılar ve yüzde 10,2 Tatar Türkleri çıkmıştır. 1989-2001 yılları arasında toplam nüfus 396.795 azalmıştır. 1944 deki 200.000 sürgünü de dikkate alırsak bir Türk Yurdu olan Kırım dan en az 600.000 Tatar Türkü sürgün edilmiş veya katledilmiştir. Kırım, bir ülkenin demografik yapısı ile oynamanın acı bir örneğidir. Tatar Türkleri Kırımda Ruslar tarafından soykırımına uğramıştır. Baskı, zulüm ve asimilasyon politikaları 1783 yılından beri devam etmektedir. Ülkelerin demografik yapısının bozulmasının önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Onun için demografik yapımızı değiştirecek olaylar karşısında çok dikkatli olmalıyız. Yurdumuzda bazı bölgelerin demografik yapısı hızla bozulmuştur ve bu durum artarak devam etmektedir.
Wikipedia’ya göre ise Kırımda nüfusun Ruslar % 58,32, Ukraynalılar % 24, Tatar Türkleri ise %12,1 dir. Ülkemizde kamuoyunun önemli bir kısmı Kırım’da Tatar Türklerinin çoğunlukta olduğunu bilmektedir.
Kırım, Ukrayna yasalarına göre Kırım Anayasası tarafından yönetilen özerk bir parlamenter cumhuriyettir. Rusya ve bunun güdümünde bir iki BM üyesi Kırım’ı Rusya’nın bir parçası olarak tanırken, Birleşmiş Milletlerin 68/262 sayılı kararından destek aldığını belirten Ukrayna ise Kırımı kendi bölgesi olarak görmeye devam ediyor.
16 Mart 2014 de Kırımda Rusya’yı mı yoksa Ukrayna’yı mı istiyorsunuz diye uyduruk bir referandum yapıldı. Nüfusun çoğunluğu Ruslar olduğu için sonuç zaten belli idi. Özerklik istiyor musunuz diye sorulmadı. Referandumu kimse tanımadı. Zaten hemen 18 mart 2014 de Rusya Kırım’ı ilhak ettiğini ilan ederek işgal etti. Şu anda bu fiili durum devam etmektedir. Uluslararası anlaşmalar hiçe sayılmıştır. Rusya ve bir iki BM üyesi ülke Kırım’ı Rusya’nın bir parçası olarak tanımaktadır. Ukrayna Kırım’ı kendi parçası olarak görmeye devam ediyor ve bu görüşü Birleşmiş Milletlerin 68/262 sayılı kararı da desteklemektedir. Yani Kırım; Ukrayna yasalarına göre Kırım Anayasası tarafından yönetilen özerk bir cumhuriyettir. Akmescit başkentidir. Balıkçılık, madencilik, turizm, hayvancılık ve tarım önemli faaliyet alanlarıdır.
Ülkemizde arzu edilen bir kamuoyu oluşturmak için geçmişin iyi bilinmesinin önemi büyüktür. Kırım’ın her yönüyle Rusya için ne kadar önemli olduğu ortadadır. Çözüm yolu önerirken bütün hassas dengeleri gözönüne almak gerekir.
Rusya – Ukrayna savaşı bütün hızıyla devam etmektedir. Savaşın sonunda yapılacak anlaşmalarda Kırım ile ilgili insanlık vicdanına uygun gelecek bir çözüm için çok süratli hareket etmeliyiz. Ülkemizin savaşın başından beri uyguladığı tavır olması gerekli bir durumdur ve yerindedir. Kırım konusunda arzu edilen sonucun alınabilmesinde bu konuda takındığımız ve uygulamaya koyduğumuz olumlu politikanın önemli katkısı olacaktır.
Kırım ile ilgili yapılması gerekenleri şu şekilde özetleyebiliriz;
Kırım konusunda Ülkemizde Milli bir politika belirlenmelidir. Bunun içi TBMM de gurubu bulunan siyasi parti yetkililerinin de katılacağı toplantı yapılmalı ve bu konuda nasıl bir yol izleneceği ortaya konmalıdır. Türkiye tek vücut olmalıdır.
Konu Türk Devletler Teşkilatını gündeminde görüşülmelidir.
Kırım ne Rusya’ya ne de Ukrayna’ya bırakılmamalıdır. Rusya işgali kaldırmalıdır. Sınırlarına çekilmelidir.
Değişik ülkelerin içine dağılmış veya dağıtılmış bulunan Tatar Türklerinin anavatanlarına dönmeleri sağlanmalıdır. Bu konuda başta Türkiye olmak üzere bütün Türk Devletler Teşkilatı üyesi ülkeler ile Birleşmiş Milletlerin maddi desteği sağlanmalıdır. Bu konuda özel teşvik sistemi uygulanmalıdır. Konut yapımı, teknik yardım, kredi desteği ve eğitim imkanlarının geliştirilmesi gibi.
En ideal çözüm yolunun Kırımın bağımsız ve BM üyesi bir devlet olmasıdır.
Gerçekçi düşünmek gerekirse, bağımsız bir Kırımın hem Rusya hem de Ukrayna’nın kabul etmesi zor gözükmektedir. Bunun için herkesin kabul edebileceği çözüm; Kırım hiçbir askeri bloğa girmeyen, askeri olmayan, sadece iç güvenlik teşkilatı kurabilen bağımsız ve tarafsız bir devlet haline getirilmeli ve bu statüye Rusya, Ukrayna ve Türkiye garantör olmalıdır.
Ortaya konulacak çözüm, Türk Cumhuriyetleri ile ekonomik ve kültürel ilişkilere hiçbir zaman engel olmamalıdır.
Kırım için yeni bir anayasa ve kurucu meclis belirlenmelidir.
Bu aşamalardan sonra Türkiye Kırım ilişkilerinin nasıl şekilleneceği ele alınabilir.



Yorumlar