DEVLETİN OTOYOLLARI, KÖPRÜLERİ VE TÜNELLERİ VERİLSİN Mİ?
- 23 Mar
- 2 dakikada okunur

Bu çalışma, halen devlet tarafından işletilen otoyol, köprü ve tünellerin özel şirketlere devredilmesine yönelik girişimlerin ekonomik ve kamusal açıdan değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada özellikle vurgulanan husus, yapılmak istenenin klasik anlamda bir özelleştirme olmadığı, ancak gelir getirici kamu işletmelerinin işletme hakkı devri yoluyla uzun yıllar boyunca özel sektöre bırakılmasının fiilen özelleştirmeye benzer sonuçlar doğuracağıdır.
Otoyollar, köprüler, tüneller, limanlar, demiryolları ve elektrik dağıtım gibi altyapı hizmetleri bir ülkenin stratejik kamu varlıklarıdır ve bu tür altyapıların mülkiyeti ve kontrolü esas olarak devlette kalmalıdır. Bu tesisler yıllar boyunca kamu kaynaklarıyla yapılmış, borçları büyük ölçüde ödenmiş ve artık düzenli gelir üreten altyapı varlıkları haline gelmiştir. Bu nedenle bu işletmelerin devri, yeni yatırım finansmanı sağlamak amacıyla değil, mevcut ve garanti sayılabilecek kamu gelirlerinden vazgeçilmesi anlamına gelmektedir.
Bu durum ekonomik açıdan, garanti geliri olan uzun vadeli devlet alacaklarının düşük bedellerle devredilmesi, başka bir ifadeyle karşılığı kesin olan senetlerin çok ucuza kırdırılması sonucunu doğuracaktır. Halk arasında kullanılan ifadeyle, bu uygulama “altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi” anlamına gelmektedir. Kısa vadeli bir gelir elde etmek uğruna, uzun yıllar boyunca bütçeye düzenli gelir sağlayacak stratejik kamu işletmelerinden vazgeçilmesi, kamu maliyesi ve ekonomik bağımsızlık açısından ciddi sakıncalar doğuracaktır.
Sonuç olarak bu çalışma, devletin gelir getiren altyapı işletmelerinin devrinin ekonomik, mali ve stratejik açıdan doğru bir politika olmayacağını; bu tür altyapıların işletmesinin kamu elinde kalmasının uzun vadede ülke menfaatlerine daha uygun olacağını ortaya koymayı amaçlamaktadır.
TÜRKİYE DEKİ OTOYOLLARIN YILLIK BAKIM MASRAFLARI ELDE EDİLEN GELİRİN YÜZDE KAÇIDIR VE TOPLAM ELDE EDİLECEK GELİR
Türkiye'deki otoyol ve köprülerin yıllık bakım ve işletme giderlerinin gelire oranı, yolların işletme modeline (kamu veya özel) ve dönemsel yatırım projelerine göre değişkenlik göstermektedir.
İstanbul’daki 15 Temmuz Şehitler (Boğaziçi) Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü için son yıllara ait gelir–gider verileri açıklandığında ortaya çıkan tablo çok dikkat çekicidir. Bu veriler Karayolları Genel Müdürlüğü verilerine dayandırılan resmi finansal hesaplamalardan türetilmiştir.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü
2024 civarı verilerine göre: Yıllık gelir: yaklaşık 53,9 milyon dolar ve Yıllık işletme + bakım gideri: 1,76 milyon dolar .
Bu durumda bakım ve işletme giderinin gelire oranı: 1,76 / 53,9 ≈ %3,2. Yani Boğaziçi Köprüsü’nde yıllık bakım-işletme masrafı gelirin yaklaşık %3 civarındadır.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
Aynı dönem verileri: Yıllık gelir: 63,2 milyon dolar ve Yıllık gider: 3,41 milyon dolar . Oran: 3,41 / 63,2 ≈ %5,4
Yani FSM Köprüsü’nde bakım ve işletme gideri gelirin yaklaşık %5 civarındadır.
Özet tablo
Köprü | Yıllık Gelir | Yıllık Gider | Gider/Gelir |
15 Temmuz Şehitler | 53,9 milyon $ | 1,76 milyon $ | %3 |
Fatih Sultan Mehmet | 63,2 milyon $ | 3,41 milyon $ | %5 |
Ortalama | – | – | %4 civarı |
Çok önemli sonuç
Bu iki köprü için genel sonuç: Bakım + işletme masrafı gelirin yaklaşık %3 – %5’i civarındadır. Yani gelirin %95’inden fazlası net gelir olarak kalmaktadır.
Bu nedenle ekonomi literatüründe bu tür varlıklar için şu ifade kullanılır:
“Nakit üreten kamu varlığı / altın yumurtlayan tavuk”



Yorumlar