DEVLET ADINA VERİLEN SÖZLERİN GEÇERLİLİĞİ
- 1 Oca 2001
- 2 dakikada okunur

ABD Başkanı TRUMP ile T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN 26 Eylül 2025 tarihinde Beyaz Sarayda önemli bir toplantı yapmışlardır. Toplantıda nelerin konuşulduğu ve ne kararlar alındığı detaylı bir şekilde resmen açıklanmadığı için basında ve medyada birbirine zıt birçok fikirler ortaya konmaktadır. Hangisinin doğru olduğu bilinmemektedir.
ABD ile görüşmede, Türkiye adına verilen sözlerden bazılarının TBMM'DE görüşülüp kabul oylamaya sunulmaz ise sonra gelecek Cumhurbaşkanı verilen sözleri iptal edebilir.
Bu mesele, diplomatik taahhütler, uluslararası hukuk ve Türkiye’nin iç hukuk sistemi bakımından üç ayrı düzlemde değerlendirilmeli:
1. Cumhurbaşkanı’nın Verdiği Sözler ve Bağlayıcılık
Cumhurbaşkanı, Anayasa’ya göre devleti temsil eder (madde 104) ve uluslararası ilişkileri yürütür.
Ancak Cumhurbaşkanının ABD ile yaptığı görüşmelerde verdiği sözler, resmî uluslararası anlaşmaya dönüşmedikçe ve TBMM tarafından onaylanmadıkça hukuken bağlayıcı olmaz.
Yani “siyasi taahhüt” ile “uluslararası anlaşma” farklıdır. Siyasi taahhütler, devletlerarası güven ilişkisini etkiler ama iç hukukta zorunlu bir bağlayıcılık yaratmaz.
2. TBMM’nin Onayına Sunulma Durumu
Türkiye’de uluslararası anlaşmaların bağlayıcı hale gelmesi için TBMM tarafından uygun bulunması gerekir (Anayasa madde 90).
Eğer Cumhurbaşkanı bir söz vermiş ama bu söz anlaşma formatına girmemiş veya TBMM onayından geçmemişse, bu söz daha çok diplomatik iyi niyet beyanı sayılır.
Dolayısıyla Meclis onaylamazsa, sözün iç hukuk açısından bağlayıcılığı ortadan kalkar.
3. Yeni Cumhurbaşkanının Durumu
Eğer verilen söz TBMM’den geçmemişse, sonraki Cumhurbaşkanı bu taahhütleri iptal edebilir veya tanımayabilir.
Eğer söz uluslararası anlaşmaya dönüşmüş ve TBMM onayı almışsa, bu durumda yeni Cumhurbaşkanı tek başına iptal edemez. Ancak TBMM, anlaşmayı feshetme kararı alabilir.
Örneğin:
NATO üyeliği, Gümrük Birliği, uluslararası kredi anlaşmaları TBMM onayından geçtiği için kolayca iptal edilemez.
Ama Cumhurbaşkanının bir görüşmede ABD’ye verdiği, “Şunu yapacağız” şeklindeki sözlü taahhütler, iç hukukta yeni yönetim açısından zorunluluk doğurmaz.
Sonuç:
TBMM onayına sunulmamış “sözler” yeni Cumhurbaşkanını bağlamaz, iptal edilebilir.
TBMM onayına sunulup kabul edilmiş uluslararası anlaşmalar ise ancak TBMM kararıyla feshedilebilir.
Fakat diplomasi açısından, önceki Cumhurbaşkanının sözünü iptal etmek ABD ile ilişkilerde güven zedelenmesine yol açabilir. 27 Eylül-2025



Yorumlar